3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Zekat

  1. #1
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    12.988
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.431
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.184
    Teşekkür
    8.267 Mesaj

    Zekat

    ZEKAT

    Sahiplenilebilecek türden her eşyayı elde. etmeye çalışmak her insanın doğasında var olan bir arzudur. Bedeni koruma, giyinme ve barınma ihtiyacını karşılama gibi dürtüler sahib olma eğilimini kamçılayan diğer faktörlerdir. Güç ve üstünlük sağlama eğilimleri de sahib olma eğilimine eşlik edebileceği gibi, insan sırf sahib olma ve bununla hazza ulaşma tutkusu da geliştirebilir.Her insanın fıtratında mal sevgisi ve birşeylere sahib olma arzusu vardır. Çocukların, kendi evlerinin, ailesinin eşyalarının kendilerine ait olduğunu söyleyerek duydukları basit duyguya benzeyen, doğuştan gelen bir duygudur bu.Sahib olma duygusunun etkisiyle insan, malını mülkünü koruyarak onları geliştirme ve üretme, çoğaltma eğilimi gösterir. Zenginlik ve servet peşinden koşar.Sahibiyet duygusunun dürtmesiyle daha çok şeye sahib olma yolunda çaba sarfetmek insan için engellenemez™-------sKUR'AN'DA İBADET PSİKOLOJİSİbir arzudur. Psikologların "çıkar dürtüsü" adını verdiği şeyin, konunun bu boyutu olduğunu zannediyoruz. Sahib olunan malı, eşyayı korumak, geliştirmek ve daha fazlasına sahib olmak için motive olmak. (1)Bütün güdü ve yönsemeler gibi, sahib olma duygusunun, çıkar güdüsünün kontrol altına alınması, başıboş bırakılmaması zorunludur. Zekât ibadetinin birinci hedefi bu güdüyü ve bunun etki alanındaki eğilimleri kontrol altına almak, doyurulurken de değer ölçülerine göre doyurulmasını sağlamaktır.Eğer herhangi bir kontrol mekanizması bulunmazsa, sahib olma ve çıkar dürtüsünde aşırı bir doyumsuzluk, ihtiras ve azma temayülleri baş gösterir. Bu doyumsuzluk bir yandan bitkinlik ve iç sıkıntısı doğururken, öte yandan cimrilik gibi olumsuz karakter özelliklerinin ortaya çıkmasına yol açar.Zekât öncelikle cimrilik gibi olumsuz karakterlerden insanı uzak tutar, temizler. İnsanın bencillik, cimrilik gibi duyguların üstüne çıkmasını, bu gibi duygulara galip gelmesini, onları kontrol altına almasını sağlar. Kur'ân bunu, bir tür temizlik, arınma olarak değerlendirir. Zekat, mala bağlılıktan, çıkar güdüsünün esiri olmaktan, sahib olma duygusunun sonu gelmez duyumsuzluğuna boyun eğmekten kurtuluşu ifade eder. -"Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al..." (2) âyetinde alınması isteneniKUR'AN'DA İBADET PSİKOLOJİSİ;sadakanın zekât olduğu söylenmiştir. Temizlik ise, günahlardan, mal sevgisinden (3) (kontrolsüz mal edinme ihtirasından) arınmak anlamına gelir. Mala bağlılık, doyumsuz bir çıkar tutkusu, sınırsız sahib olma ihtirası, insanın büsbütün cimri kesilmesi gibi olumsuz karakterlerin habercisi olur.İşte zekât, böyle kirli, kötü, yanlış karakterlerden bireyin kişiliğini arındırarak, yerine diğergamlık gibi temiz, iyi, doğru karakterlerin gelmesini sağlar. Diğergamlık, sahib olma konusunda temizlenmeyi, arınmışlığı, dengeyi sembolize eder.

  2. ALSANCAK-35 üyemize teşekkür edenler:


  3. #2
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    12.988
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.431
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.184
    Teşekkür
    8.267 Mesaj

    Cevap: Zekat

    Zekat, kişinin ilgi ve dikkatini başkalarının durum ve sorunlarıyla yakından ilgilenmeye yöneltir. Kişide diğergam bir karakterin gelişmesinde son derece etkili bir rolü vardır. ¦Diğergamlık (alturizm-özgecilik), insanın kendinden de önce başkalarının yararını, iyiliğini düşünmesi ve karşılık beklemeksizin yardıma ve iyiliğe koşmasıdır. (4) Allah'ın rızasının dışında hiç bir karşılık beklemeksizin verebilmek, zekât ibadetinin mümin kişilikte meydana getirdiği olumlu karakter özelliklerinden birisidir."Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, (göç eden yoksul kardeşlerini) öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar başarıya erenlerdir." (5) Ensar, muhtaç ve fakir olmasına rağmen, kendilerinden çok, Muhacirlerin yararını düşünüyorlardı. (6) ZekâtîKUR'AN'DA İBADET PSİKOLOJİSİvasıtasıyla daima böyle ideal özgeci bir topluluğun oluşturulması hedeflenmiştir.Zekât, toplum bireylerini yardımlaşma, incelik, anlayış, sempati ve sevgi gibi duygularla birbirine bağlar. O kadar ki, müslüman olmayan kimselerin kalbinde bile sevgi, yumuşaklık ve sıcaklık uyandırır. Kur'ân açık bir şekilde, zekâtın kâfirin kalbinde sevgi kıvılcımlarını ateşlediğini söyler. Biz bu delilden hareketle zekâtın müminler arasında çok daha fazla sevgi, sempati ve yakınlık duygularına aracılık ettiği kanaatindeyiz. Kâfirin kalbini yumuşatan zekât, müminlerin kalbinde dostluğun ve yakınlığın, sevginin ve sempatinin sembolü haline gelir. "Sadakalar, Allah'tan bir farz olarak ancak fakirlere, düşkünlere, onlar üzerinde çalışan (zekat toplayan) memurlara, kalbİeri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, kölelik altında bulunanlara, borçlulara, Allah yoluna ve yolculara mahsustur..." (7) Kâfirlerin tarafında bulunanları ya da küfre dönebileceğinden korkulan yeni müslümanları (8) bile İslâm'a ısındıran zekat, müslümanları haydi haydi birbirine ısındırır.Zekat vermede izlenilecek metod, verenin büyüklük duygularını törpülerken, alanın da aşağılık duygusuna kapılmasını engeller. Zekatı alan, veren kimsenin kendisine üstünlük tasladığını hissedebilir. Dolayısıyla veren kimse "böyle bir izlenim uyandırmamak için çok özen göstermelidir. Yine zekât alan kimse şerefinin herhangi bir şekilde çiğnendiği, onurunun kırıldığı, duygularıyla;49oynandığı hissine kapılmasın diye zekât veren kimse her türlü dikkat ve titizliği göstermek zorundadır. Her şeyden önce zekat veren kimsenin benliğine alçak gönüllülük hakim olmalıdır. Bu yönüyle zekât, zekât veren kimse için büyüklük,üstünlük eğilimini kontrol etmeye yarayan bir vasıtadır."Mallarını Allah yolunda verip de sonra verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatlan vardır." (9) "Menn" olgusu, sayıp dökmek, azarlayıp paylamak maksadıyla iyilikte bulunan kimsenin yapmış olduğu iyilikten bahsetmesini ifade eder. Kişi, yapmış olduğu iyilikten bahseder, bu, iyilik yapılan kimsenin kulağına gittiğinde onun incinmesine, üzülmesine neden olur: (10) "Ezâ" ise, iyilik yapanın, iyilik yaptığı kimseye bu iyilikten dolayı küstah ve şımarıkça davranması olarak izah edilmiştir. (11) Bütün bu pozisyonlarda, iyilikte bulunan kimsenin kendini üstün görmesinin izleri sezinlenmektedir. İyiliğini sayıp dökmek, küstahlaşmak, şımarmak büyüklük eğilimi gösteren bir kimsenin tutumunu yansıtmaktadır. Kur'ân'da emredildiği şekilde başa kakmadan, mütevazı bir şekilde zekât vermek, kişinin üstünlük eğilimine ölçü ve denge getirir.Kur'ân, zekât veren kimse için uyması gereken başa kakmama, eziyet verebilecek en küçük olumsuz tavırdan sakınma gibi kurallar koymuştur. Yine Kur'ân'ın mal konusunda getirdiği temel ilkelerden birisi de "her şeyin Allah'ın malı olduğudur" Zekât veren kimse Allah'ın50 malından vermektedir, (12) Zekâtı alan da Allah'ın malını almaktadır. Dolayısıyla, ne zekât veren üstünlük hissine kapılır, ne de alan kimseler aşağılık duygusuna kapılırlar. İkisi de Allah'ın rızkından yemektedirler. Zekât veren kimse, verme ediminde Allah rızasını esas aldığı için, üstünlük duygusu geri planda kalmak durumundadır.

  4. ALSANCAK-35 üyemize teşekkür edenler:


  5. #3
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    12.988
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.431
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.184
    Teşekkür
    8.267 Mesaj

    Cevap: Zekat

    Zekât vermek kişinin iman ediyor olmasının bir sonucudur. Allah'ı otorite kabul ettiği için, Rab olarak benimsediği için O'nun bütün emirleri gibi zekât emrini de yerine getiririr. Üst ben'ine hakim olan otorite Allah'ınotoritesidir."Onlar ki, inandılar, güzel işler yaptılar, namazı kıldılar, zekâtı verdiler; işte onların mükâfatları, Rab'leri yanındadır. (13) Zekât vermek, kişinin sahib olduğu şeyler konusunda Allah'ın emrine itaat ediyor olmasının pratik bir uygulaması, bir tür provasıdır. Kul böylece, sahib olma, çıkar güdüsüne ilişkin konularda Allah'ın koymuş olduğu diğer bütün değer ölçülerine de uymayı kabul etmiş olmaktadır. Sahib olma eğiliminin yönlendirilmesinde üst ben'ine hükmeden değer ölçüleri ilâhî değerler, hâkimotorite de ilâhî otoritedir.

  6. ALSANCAK-35 üyemize teşekkür edenler:


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •