3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Oruc

  1. #1
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    13.028
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.448
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.223
    Teşekkür
    8.286 Mesaj

    Oruc

    ORUÇ

    Oruç ibadetinin insan kişiliğine ait yönünü değerlendirdiğimizde ilk göze çarpan husus, orucun insandaki fizyolojik güdüleri hedef alıyor olmasıdır.Orucun gayesi şehevî gücü (fizyolojik güdüleri) düzene sokmaktır. Oruç tutan kimse (belli bir süre için de olsa), cinsel güdüsünü, açlık ve susuzluk güdülerini Allah için terkeder. Allah sevgisini ve rızâsını, güdülerinin hoşlandığı, haz aldığı şeye tercih eder. (1) İnsan oruç tutmak suretiyle yeme, içme ve cinsel dürtülerini belirli bir zaman periyodunda engellemek için çaba sarfeder. Alt ben'in dürtülerini reorganize ederek belli bir ruhsal olgunluk seviyesini yakalamaya çalışır. Birey böylece en güçlü dürtülerini kontrol etmesini öğrenmiş olur. (2) Kişilik açısından ideal insan, alt ben'in dürtülerini denetim altına alabilen, onları kontrol edip yönlendirebilen insandır.Fizyolojik güdüler, insan doğasının ayrılmaz biriKURAN'DA İBADET PSİKOLOJİSİparçasıdır ve onlar olmaksızın hayat da olmaz. Fakat bu güdülerin bir an için başıboş ve denetimsiz kalması, onları, yapıcı değil, yıkıcı bir konuma getirir. Fizyolojik güdüler, insanın yaşamak için mutlaka gereksinim duyduğu, diğer taraftan da kontrol altına almak, dizginlemek zorunda olduğu güç kaynağıdır. Bir yıl içerisinde otuz gün oruç tutmak suretiyle kişi, güdülerini eğitmeyi, kontrol altına almayı öğrenir. (3) Fizyolojik güdülerin kötüye kullanılmasını önlemeyi ve bu güdülerin insanı baştan çıkarıcı etkilerine kişisel olarak mukavemet edebilmeyi öğretmek orucun temel hedefidir.Maslow, insanın güdü ve yönsemelerinin alt kademedeki gereksinimden üst kademedeki gereksinimlere doğru bir gelişme gösterdiğini ileri sürer. Gereksinmeleri önem sırasına göre dizerek gereksinimler hiyerarşisi oluşturur. Gereksinmeleri, temel gereksinmeler ve üst düzey gereksinmeler olmak üzere önce ikiye ayırır. Temel gereksinmelerin en alt kademesinde fizyolojik güdülere yer verir. İnsanlar öncelikle biyolojik dengenin korunabilmesi için yiyecek içecek gibi fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek için güdülenirler. (4) Hem hayvan hem de insanlarda rastlanan bu birincil güdüler açlık ve susuzluk gibi, bedende bilinen bazı fizyolojik değişikliklerden kaynaklanır.Beynin çeşitli bölgeleri açlık ve yemek yeme faaliyetini düzene kor. Beynin tabanında yer alan "hipotalamus"ta, birine beslenme merkezi, diğerine doyma iKUR'AN'DA İBADET PSİKOLOJİSİ;merkezi denen iki merkez vardır. Beslenme merkezi faal olduğu zaman insanın acıkmasına ve yemesine neden olur. Yeterli yiyecek alındığında doyma merkezi, yeme isteğini durdurur. Açlık dürtüsü, susuzluk dürtüsüyle yakından ilgilidir. Çünkü su, vücudun yiyecekten yararlanması için gerekli olan işlemlere eşlik eder. Açlık gibi, susuzluk da beynin çeşitli kısımları tarafından kontrol edilir. Su sürekli olarak akciğerler, ter bezleri ve böbrekler aracılığıyla kaybedilence, vücut belirli bir miktar suyu, kanda ve dokularda tutmaya gereksinim duyar. Bu gereksinim susuzluk dürtüsü ile yansıtılır. (5)Cinsel güdü yeme, içme gibi fizyolojik güdülerden sayılır. Fakat bu güdünün doyurulması, kişiye açlık ve susuzluk güdüsü kadar rahatsızlık vermez. Bununla birlikte, özellikle erinlik çağında bireyin yaşantısına ağırlığını koyar.

  2. 2 kişi bu mesaj için ALSANCAK-35 üyemize teşekkür etmiş


  3. #2
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    13.028
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.448
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.223
    Teşekkür
    8.286 Mesaj

    Cevap: Oruc

    Cinselliğin, biri kalıtsal, diğeri davranışsal olmak üzere iki yönü vardır. Cinselliğin kalıtsal yönü, insanın er ya da dişi olarak dünyaya gelmesine ve cinsel salgı bezlerine dayanır. Davranışsal yönü ise, kişinin yaşadığı kültür ortamında görerek, öykünerek öğrenilir. (7)Oruç ibadeti görünürde açlık ve susuzluk içgüdüsü ve cinsel güdüyü belli bir süre içerisinde istemli olarak doyumdan alıkoymak, bu süre içerisinde kişinin açlık ve susuzluk hissini tatmasını, cinsel doyumdan mahrumiyet havasını teneffüs etmesini sağlamak üzere Allah tarafından emredilmiş bir ibadettir.sKURAN'DA İBADET PSİKOLOJİSİ"Oruç gecesi, kadınlarınıza yaklaşmak, size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir, siz de onların elbisesisiniz. Allah, sizin kendinize yazık etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabul edip sizi affetti. Artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğunu arayın; şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayırdedilinceye kadar yeyin, için; sonra tâ gece oluncaya dek orucu tamamlayın..." (8) Ramazanda yeme içme yasağının ¦ günün ilk şafağından güneşin batışına; yeme, içme ve cinsel ilişki serbestisinin de güneşin batışından, günün ilk şafağına dek sürdüğü belirtiliyor. (9) Oruç gecesinde cinsel ilişki serbest iken, oruç tutulduğu süre içerisinde yeme, içme gibi cinsel ilişki de terkedilir.Konuya Öğrenme psikolojisi açısından baktığımızda, oruç tutarken insan, davranışlarını kontrol etme, belli bir süreerteleme veya tutma gibi alışkanlıklar kazanabilir. (10) însan oruç tutmak suretiyle fizyolojik güdülerini belli bir süre için engellemiş olur. Böylece bu egzersizde olduğu gibi, fizyolojik güdülerin kontrolüne ilişkin diğer bütün değer yargılarına uymayı, güdülerini değerlere boyun eğdirmeyi öğrenir. Orucun fizyolojik güdülere dönük yönü ile fizyolojik güdülerin değer ölçülerine göre kontrolü arasındaki etkileşim, koşullu öğrenme kuramlarından klasik koşullanma kuramını çağrıştırır. Şöyle ki. klasik koşullanma kuramına göre "birey bir uyarıcıya gösterdiği tepkiyi, aynı anda karşılaştığı ikinci bir uvancı arasında bas kurarak, birinci uvancıya gösterdiğiîKUR'ANDA İBADET PSİKOLOJİSİ;tepkiyi ikinci uyarıcıya göstermeye başlar. Bir uyarıcıya geliştirilecek tepki için, bir başka uyarıcı araç olarak kullanılmaktadır." (11)"Ramazan ayı -ki insanlara yol gösterici, hidâyeti, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayıredip açıklayıcı olarak Kur'ân o ayda indirilmiştir-içinizden kim o aya yetişirse oruç tutsun. Kim hasta olur, yahut seferde bulunursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister. Şükredesiniz diye..."(12) Oruç Ramazan ayının günleri adedince tutulur. Hastalık ve yolculuk gibi sebeplerden dolayı oruç tutamayanlar, mazeretleri ortadan kalkınca daha sonra bu sayıyı tamamlarlar. (13) Ne şekilde olursa olsun sayının tamamlanmasında ısrar edilmesi tesadüfideğildir. Bu süre içerisinde insanın alışkanlık kazanması sağlanacaktır. Allah emrettiği için fizyolojik güdülerine oruç aracılığı ile sınırlama getirmesini öğrene-bilen insan, Allah'ın fizyolojik güdüler hakkında koyduğu değer ölçülerine kolaylıkta itaatedecektir. Hatta bu itaat, diğer bütün yönsemelere de sirayet edecektir.Âyette. Ramazan ayı -oruç -Kuran ilişkisinin bir üçlü olarak birlikte zikredilmesinin taşımış olduğu önemli mesajların varlığı muhakkaktır.İnsan oruç tutmak suretiyle aynı zamandaRamazan ayında nazil olan Kuran vahyine karşı şükür borcunu ödemiş oluyor. (14) Oruç sayesinde insan, değerlerin42bilgisinin nihâî kaynağı olan Kur'ân ile yüz yüze getiriliyor. Bu yüzleşme sevap niyetiyle Kur'ân okumaktan ibaret olmayıp güdü ve yönsemelerin hangi değer ölçülerine göre kontrol altına alınıp doyuralacağının bilgisinin ve akdinin yenilenmesi, tekrar edilmesi anlamına gelir.Ramazan ayında indirilen Kur'ân, Hakka yöneltici açık âyetleriyle, ihtiva ettiği değer ölçüleri ve hükümleriyle insanlar için bir rehberdir. (15) Helal ve haram olan şeyleri, her işin sınır ve ölçülerini açıklayıcı olarak indirilmiştir. (16) Kur'ân'da insanın her alanda uyması gereken değer ölçülerinin nihâî bilgisi verilmiştir. Oruç, bu değerleri buyuran otoriteye uymayı, onun buyruklarına

  4. 2 kişi bu mesaj için ALSANCAK-35 üyemize teşekkür etmiş


  5. #3
    Administrator ALSANCAK-35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16-02-18
    Konum
    EN MÜKEMMEL ADALET ViCDANDIR.
    Mesajlar
    13.028
    Teşekkürler Verilen Teşekkürler 
    4.448
    Teşekkürler Alınan Teşekkürler 
    34.223
    Teşekkür
    8.286 Mesaj

    Cevap: Oruc

    karşı çıkmaktan sakınmayı salık veren bir ibadettir. Yani üst ben'e hitab eden değerlerin ilâhî değerler olmasını ve ardındaki otoritenin ilâhî otorite olması gerektiğine işaret eder."Ey inananlar sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı." (17) Âyette geçen "ittikâ" olgusu bu ibadet sayesinde (değer ölçülerine) karşı çıkmaktan sakınmayı ifade eder. Çünkü oruç ibadeti arzuların (güdülerin) direncini kırar, isyana sebep olabilecek motivleri etkisizleştirir. (18) Oruç tutan kimse alt ben'ini (nefsini) kontrol edebilir; onun kötülüğe düşmesini engelleyebilir. Çünkü oruç onun için bir düsturdur. (19) Bu bağlamda oruç sayesinde insan benliğinde ortaya çıkan "ittikâ" olgusu, "dinî-ahlâkî değer venormlara uymada ferdin gösterdiği düzenlilik ve hassasiyeti (20) ifade eder. Kişinin, Kur'ân'ın öngördüğü değer ölçülerine uymayı kabul ettiğini ve onları buyuran ilâhî otoriteye boyun eğdiğini gösterir.



    DINI MAKALELERDEN ALINTIDIR.

  6. 2 kişi bu mesaj için ALSANCAK-35 üyemize teşekkür etmiş


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •